Y e n i l e r:

  Gazeteler  
Anasayfa | Haber Ara | Videolar | Foto Galeri | Anketler | Sitene Ekle | Konuk Defteri | RSS

SAĞLIK BAKANI NI GEREĞİNİ YAPMAYA ÇAĞRIYORUZ

14 ekim 2009 saat 12.30 ses izmir şubesinde yapılan basın açıklaması.basın açıklamasını yapan ses
izmir şube başkanı dr.ergun demir
pratisyen hekimler derneği izmir şube adına dr.hasan değirmenci
ttb izmir tabib odası pratisyen hekim kolu adına dr.yasemin öz akdöl

Kategori  Kategori : Basın Açıklamaları
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 299
Tarih  Tarih : 14 Ekim 2009, 12:49

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

SAĞLIKTA ÖNCELİK HASTANA ZARAR VERME

Temmuz – Ağustos 2009 aylarında, İzmir’in de içinde bulunduğu aile hekimliği pilot ili olan 33 ilde, Konjenital Kızamıkcık Enfeksiyonu ve Konjenital Kızamıkcık Sendromu’nu engellemek amacıyla 18 – 35 yaş grubu kadınlara 1 doz kızamıkçık aşısı uygulanmıştır. Ancak bu kampanyanın planlanması, yürütülmesi ve sonrası izlem dönemlerinde yapılan vahim hatalar nedeniyle;

Toplum Sağlığı tehlikeye sokulmuş, en temel insan hakkı olan “Yaşam Hakkı” ihlal edilmiştir.

            Üstelik bu hatalar bizlerin ısrarlı uyarılarına rağmen gerçekleşmiştir. Bu hatalar sonucu ortaya çıkan kızamıkçık aşılı gebelikleri, saha çalışmaları ile ortaya koyarak sizlerle paylaşmıştık. Bu açıklama ardından bakanlık yetkilileri kampanyanın yürütüldüğü 33 il değil sadece İzmir ilinin rakamlarını, üstelik küretaj sayısını düşürerek sanki tüm kampanyadaki mevcut durum gibi sunma kandırmacasına gitmiştir. Yani gerçekleri örtmeye çalışmışlardır. Bundan daha vahimi olan ise bu gebelerin yaşadığı paniği  ortadan kaldırmak amacıyla önerdiğimiz ve süreci bilimsel temellere dayalı yönetmeye dair önerilerimizin hiç biri de dikkate alınmamıştır. Meslek örgütleri ve TTB katılımlı acil bir izlem komisyonu oluşturulmaması ve buranın yönetiminde Prenatal tanı merkezi olan referans merkezlerde gebeler izlenmediği için panik devam etmekte ve gereksiz küretajlar artan bir hızla sürmektedir. Bu ailelere bırakın danışmanlık hizmeti vermeyi, doğmamış bebeklerini kaybeden ailelere “geçmiş olsun” demek için bile telefon edilmemiştir.

            Bu günkü Bakanlık açıklamasında, bizlerin iddialarda bulunduğumuz söylenmektedir. Ama bunlar iddia değil tespitlerdir. Eğer bakanlık bizlerin sadece bir kısmını saha çalışmaları ile ortaya koyabildiği yani gerçekte daha da vahim olan tabloyu örtmeye çalışmıyor ise biz kendilerine yardımcı olabiliriz. Örneğin toplamda 9 olarak açıklanan küretaj sayısını, sadece İzmir’deki bakanlık hastanelerinde protokol defteri kayıtlarında 50 civarında vakayı tespit etmiş bulunmaktayız. Hatta istenirse bunların bazılarına ait protokol numalalarını da kendileri ile paylaşabiliriz. Özel sağlık kurumlarında gerçekleşen küretejlar ise bundan daha az değildir.

            İzmir’deki bu tablonun benzerleri, kampanyanın uygulandığı diğer 32 ilde de yaşanmaktadır. Örneğin Manisa’da, Denizli’de, Edirne ve Eskişehir’de yüzlerce kızamıkçık aşılı gebe vardır ve bunların önemli bir kısmı gebeliklerini sonlandırmıştır. Bakanlık her ne kadar kan alarak serolojik testlerle karar verildiğini ifade etse de sahada işler hiç de böyle gitmemekte, panik halinde gebeler küretaja yönelmektedir. Bizlerin tespit ettiği küretaj sayısı sadece buzdağının su yüzeyindeki kısmıdır ve bilinemeyen, bilinmesi özellikle önlenen daha çok sayıda vaka vardır. Bizleri bilimsel dayanaktan uzak olmakla itham eden bakanlığa bilimsel bir öneri sunuyoruz. Gelin birlikte bu kampanyayı masaya yatıralım ve gerçek rakamları, buna neden olan gerekleri ortaya koyalım. Ama daha önemli olan işimiz ise “Önce Zarar Verme” ilkesini tekrar temel felsefemiz haline getirelim ve şu ana kadar zarar verdiklerimizin ise yaralarını saralım. Onların tedavi ve rehabilitasyonlarını bakanlık olarak ücretsiz karşılamaya çalışalım. 

Bu nedenlerle, sorumluluk makamında bulunan, başta Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ olmak üzere, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Vekili Seracettin Çom ve Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Torunoğlu’nu en azından vicdanları rahatlatmak üzere gereğini yapmaya davet ediyoruz.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NI, BİLİMSEL SORULARIMIZA BİLİMSEL CEVAP VERMEYE  DAVET EDİYORUZ

1. Kızamıkçık aşı kampanyası temmuz ağustos aylarında ve aile hekimliği pilot   uygulamasına geçilen 33 ille sınırlı tutulmasını hangi bilimsel gerekçelerle yaptınız?

2. Sağlık Bakanlığı Kızamıkcık Aşısı Bilimsel kurulu (03-08-2009) kararın da; ‘’Gebe kadınlara kızamıkçık Aşısı konjenital kızamıkcık sendromu teorik riski nedeni ile yapılmamalıdır. Aşılama sonrası gebe olduğu tespit edilen kişiler, prenatal tanı merkezi olan referans merkezlerde  takib edilmesi gereklidir. Bu kişilerde direkt küretaj endikasyonu yoktur takip edecek prenatal tanı merkezinin önerileri doğrultusunda hareket edilir’’ denilmektedir.

- Gebe   olduğu halde kızamıkçık aşısı  yapılan kadın sayısı kaçtır?

- Kızamıkçık Aşısı yapıldıktan  sonra gebe kalan kadın sayısı kaçtır?

- İnfertilite tedavisi gören kaç kadına kızamıkçık aşısı yapılmıştır?

- Toplam kaç vaka prenatal tanı merkezlerinde takip edilmektedir?

- Toplam kaç vakada küretaj yapılarak gebelik tahliye edilmiştir?

3.  Kızamıkçık hastalığına yönelik sürveyans sistemini iyileştirmek için ne yaptınız?

4.  Aşı kampanyası yapılmadan önce Aile hekimlerine, elemanlarına ve halka yönelik  yeterince bilgilendirme ve eğitim çalışması yapılmış mıdır?

5. 18 – 35 yaş arası kadın hedef nüfusta istenen bağışıklama oranına ulaşılmış mıdır? Yoksa hedef nüfusun sadece %40’na mı ulaşılabilmiştir?

6. Ülkemizde birinci basamak sağlık hizmetlerinin sağlık ocakları tarafından sunulduğu dönemde yapılan diğer ulusal aşı kampanyalarında (çocuk felci, kızamık…) hedef nüfusta  gerçekleşen bağışıklama oranları kaçtır? %40 mı yoksa %90–95’lerde mi olmuştur?

7. Çok yüksek oranlara ulaşamayan bağışıklama çalışmalarının konjenital kızamıkçık sendromunu kontrol edemediği çok sayıda araştırma ile gösterilmiştir. 18-35 yaş kadın kızamıkçık aşılama yüzdesi  %40 da kalmıştır. Peki siz bu aşı kampanyasını  niçin yaptınız?

8. Aşı kampanyasında kullanılan aşıların temin yolu nedir? İhale ile alınmışsa belirlenen tutar ve aşı adedi nedir? Aşılar hangi tarihte Sağlık Bakanlığı’na teslim edilmiştir ve teslim  edilen aşıların son kullanma tarihleri nelerdir? Son kullanma tarihi biten ve imha edilen aşı miktarı nedir?

9.  Temmuz – Ağustos 2009 Aşılama Programında amaç konjenital kızamıkçık enfeksiyonunu  ve konjenital kızamıkçık sendromunu engellemek midir? Yoksa son kullanma tarihi Ağustos 2009 olan aşıları tüketmek midir?

SES İZMİR ŞUBE

TTB – PRATİSYEN HEKİMLER KOLU

PRATİSYEN HEKİMLİK DERNEĞİ İZMİR ŞUBESİ

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır.

a e. [ 16 Ekim 2009, 14:02 ]
öncelikle bu konuyu bulduğnuz için elllerineze sağlık.aşı maduru bi aile olarak üzülerek sonlandırma yaşamanın hala acısını çekiyoruz .ben sağlık bakanlığından şunu açıklamalarını istiyorum aşının prospektüsü ne der üretici firmanın hamileler üzerindeki yorumu endişesi nedir ve aşının üreteim son kullanma tarihini açıklıyabilirlermi. çok insanın canı yandı ve şimdi sonlandırma yapan aileleri sorumlu tutuyorlar yazık.4hekime gittik hiç biride devam etmeyin dei şimdi geldiğmiz noktaya bakın

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Basın Açıklamaları

En Çok Okunan Haberler

Tasarım: ALPONLINE - Altyapı: Mydesign - Ses İzmir Şubesi - Tüm Hakları Saklıdır