Y e n i l e r:

  Gazeteler  
Anasayfa | Haber Ara | Videolar | Foto Galeri | Anketler | Sitene Ekle | Konuk Defteri | RSS

DEVLET HASTANELERİ , ŞİRKET HASTANELERİ OLMASIN

DEVLET HASTANELERİ , ŞİRKET HASTANELERİ OLMASIN

Kategori  Kategori : Basın Açıklamaları
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 182
Tarih  Tarih : 25 Mayıs 2010, 08:58

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

DEVLET HASTANELERİ , ŞİRKET HASTANELERİ OLMASIN

26 MAYIS’TA GREVDEYİZ

Bugün Dışkapı hastanesinde bir araya gelen örgüt temsilcileri ve üyeleri ile yapılan basın açıklamasında, 26 Mayıs grevinin gerekçeleri anlatılarak, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri ve halk greve katılmaya çağrıldı.

 Ortak açıklama

Kimimiz Zeynep Kamil’de yapmıştır doğumunu, kimimiz “Zekai Tahir Burak’ta öğrenmiştir ilk kez baba olduğunu. Kimimiz “Tepecikte refakatçi kalmıştır, kimimiz Ankara Numune’de ameliyat kapısında beklemiştir. Kimimizin babası Diyarbakır Devlet’te ameliyat olmuştur, kimimizin annesi Çukurova Devlet’te yatmıştır. Kimimizi trafik kazasından sonra ambulansla götürmüşlerdir, Haydarpaşa Numune’ye, kimimizi kalp krizi geçirdiğinde yetiştirmişlerdir ilkyardıma. Okmeydanı, Dışkapı, Karşıyaka, Samsun Ruh ve Sinir, Moris Şinasi, kime sorarsanız bilir.

Çocukluktan gençliğe, yetişkinlikten yaşlılığa… Hastalıkta, sağlıkta… En zor, en müşkül,  en çaresiz günlerimizde… Hepimizin yaşamının bir parçasıdır. Bütün yaşlanmışlıklarına, bütün yıpranmışlıklarına, bütün yorgunluklarına rağmen yıllardır hizmet verirler bize. Bazısının adı Numune Hastanesidir, bazısının Göğüs Hastalıkları, Kimi Doğumevidir, kimi Çocuk Hastanesi. Bazılarını eski SSK Hastanesi olarak çağırırız hala. Bazıları akıl hastanesi, bazısı ilçe hastanesidir, bazısı eğitim aştırma hastanesi. Hepsine kısaca devlet hastanesi deriz. Ne kadar yetersiz de olsalar, ne kadar kötü de yönetilseler onlar bizim hastanelerimiz.

Bugünlerde çanlar onlar için çalıyor.              

5 yıl önce bütün sağlık kurumlarını tek çatı altında topluyoruz diyerek, SSK hastanelerini Sağlık Bankalığı’na devrettiler. Şimdi meclisin gündemine getirdikleri “Kamu Hastane Birlikleri Kanunu Tasarısı” ile devlet hastanelerini tam 90 parçaya bölüyorlar. Her şehirdeki devlet hastaneleri birleştirilip, her biri kendi başına buyruk birer birlik olacak. Hastanelerin Sağlık Bakanlığıyla olan ilişkisi asgariye inecek. Zora düştüğünde, bakanlık ancak gerek görürse yardım yapacak, gerek görmezse hiç bir sorumluluk üstlenmeyecek. Birlik personel giderleri bina, malzeme cihaz gibi bütün harcamaları kendi bütçesinden karşılayacak. Bütçesini de muayene, teşhis, tedavi, tetkik, tahlil, ameliyat, aşı, serum, ilaç, insan kanı satışından elde ettiği para ile oluşacak. Ne kadar çok hizmet satışı yaparsa o kadar kar, satamazsa zarar edecek. Kar ettiğinde ödül, zarar ettiğinde ceza gelecek. Adında hala “kamu” ibaresi kalsa da devlet hastaneleri birer şirket hastanesine dönüşecek.

Her hastane birliği tıpkı holdingler gibi yönetim kurulu tarafından yönetilecek. Her ne kadar özerk hale getiriyoruz, yerele devrediyoruz deseler de yönetim kurulu üyelerinden 4’ünü doğrudan iktidar partisi tayin edecek. Böylece daha baştan çoğunluğu ele geçirecek. Genel sekreterinden, hastane müdür yardımcılarına kadar bütün yöneticiler de iktidar partisi ile birlikte göreve gelip, gidecek. Siyasetin hastaneler üzerindeki vesayeti iyiden iyiye artacak. Kamu hastaneleri iktidar partisinin arpalıklarına, yandaş hastanelerine dönecek. Yönetim kurulunun diğer üyelerinden ikisini il genel meclisi birisini de ticaret odası seçecek. Hastane çalışanlarının, sendikaların, meslek örgütlerinin, halkın ise bir tek temsilcisi dahi olmayacak. Sağlık çalışanları sözleşmeli ve taşeron çalışma esaslarına tabii olacak. Halen memur olan sağlık çalışanlarının güvencesi en fazla beş yıl sürecek.

Özel hastanelerde “ilave ücret” 2009 yılında yüzde otuzdu. Bu yılbaşında yeni düzenleme ile hastaneler beş sınıfa ayrıldı. İlave ücret A sınıfı hastanelerde %70’e çıktı. Çok daha fazlasını alan özel hastaneleri ne denetleyen var, ne de engelleyen.

Şimdi artık çok parası olan A sınıfına… Daha az parası olan B sınıfına… Daha da az olan C, D ve E sınıfına gidebiliyor. Parası olmayanlar derseniz… Onlar zaten özel hastanelerin önünden bile geçemiyor.

Kamu Hastane Birlikleri Meclisten geçerse… Devlet Hastaneleri de aynı özel hastaneler gibi sınıflandırılacak. Belli ki devlet hastanesine gidenler de tıpkı özel hastanelerde olduğu gibi 15 TL muayene ücretinin yanında ayrıca yığınla “ilave ücret” ödemek zorunda kalacak.

Devlet hastaneleri sadece iktidarların arpalıklarına, kar-zarar hesabına göre çalışan şirketlere, sağlığımızı pazarlayan ticarethanelere dönüşmekle kalmayacak. Hastaneleri her türlü araç, gereç, malzeme, taşınırları ile binalarının bazılarını üzerindeki yapı ve tesisleriyle birlikte satmak, kiraya vermek devir ve takas işlemlerini  yürütmek yetkisi de yönetim kurulunun elinde olacak.

Sonra ne olacağını da yirmi beş yıllık özelleştirme uygulamalarından biliyoruz. Tıpkı Süt Endüstrisi, Et Balık Kurumu gibi… Tıpkı Petrol Ofisi, Telekom, Tekel… gibi hastanelerimiz de satılacak, özelleştirilecek. 

Hastaneler özelleşirse ne olur?

Her şeyden önce özel hastane patronu da, öteki patronlar gibi bir patrondur. Bütün amacı ürettiği malı, hizmeti piyasada satmaktır. Lösemili çocuk da, kanserli yaşlı da sadece müşteridir. Parasını verebiliyorsa hizmeti alır, veremiyorsa alamaz. Toplumun ihtiyaçları, insanların yoksulluğu, hastaların çaresizliği onları ilgilendirmez. Kar ve kazançlarına bakarlar. En iyi hasta genç, zengin ve mümkünse sağlıklı olan hastadır. Yaşlı, fakir ve ağır hastalar tercih edilmez. Hele parası da yoksa özel hastanenin kapısından içeri bile sokulmaz. Sağlıkta özelleştirmenin kuralı parası olanın parası karşılığında hizmet alabilmesidir. Parası olmayanın, altta kalanın canının çıkmasıdır.

Biz sağlık alanında örgütlü dernekler odalar sendikalar olarak halkımıza ve sağlık çalışanlarına sesleniyor ve herkesi göreve çağırıyoruz:

Tüm yurttaşlarımızın parasız nitelikli ulaşılabilir bir sağlık ve sosyal hizmet alabilmesi için

Özelde sağlık çalışanlarının hastane birlikleri yasa tasarısı ile elinden alınmak istenen iş güvencesi ücret güvencesi işyeri güvencesi için

Genelde tüm çalışanların güvenceli geleceği için

 26 Mayıs Çarşamba günü GREVDEYİZ                                              

 

Türk Tabipleri Birliği

Türk Diş Hekimleri Birliği

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası

Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası

Türk Hemşireler Derneği

Türkiye Medikal Radyoteknolojileri Derneği

Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği

Türk Psikologlar Derneği

Türk Diyetisyenler Derneği

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği  


Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Basın Açıklamaları

En Çok Okunan Haberler

Tasarım: ALPONLINE - Altyapı: Mydesign - Ses İzmir Şubesi - Tüm Hakları Saklıdır